Panik atak ve anksiyete krizi kavramları günlük dilde sıklıkla birbirinin yerine kullanılır. Ancak klinik açıdan bu iki durum aynı değildir. Başlangıç şekli, süresi, bedensel yoğunluğu ve zihinsel süreçleri bakımından belirgin farklılıklar gösterirler. Bu yazıda “panik atak mı anksiyete krizi mi?” sorusuna ve bu konuyla ilgili akla en sık gelen sorulara…
Agorafobi ve yoğun kaygı bozuklukları ile mücadele eden pek çok kişi için dünya, zamanla küçülerek sadece “güvenli” hissettiren birkaç metrekarelik alana sığabilir. Kişi; evden çıkmaktan, kalabalık yerlere girmekten veya yardım alamayacağını düşündüğü ortamlarda bulunmaktan kaçınmaya başladığında, bu durum bir hapishaneye dönüşebilir. Ancak modern psikoloji, bu daralan dünyayı yeniden genişletmek için…
Agorafobi, sıklıkla yanlış anlaşılan, ancak milyonlarca insanın yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyen bir kaygı bozukluğudur. Agorafobik bireyler, kaçmanın zor olacağı veya yardımın bulunamayacağı açık alanlar, kalabalıklar veya toplu taşıma gibi durumlarda yoğun bir kaygı ve kontrol kaybı hissi yaşarlar. Agorafobi yaşayan birçok kişi için sorun yalnızca “dışarı çıkamamak” değildir. Asıl…
Panik atak ve agorafobi çoğu zaman birbirine karıştırılan iki durumdur. İkisi de yoğun kaygı, fiziksel belirtiler ve kontrolü kaybetme korkusu yaratabilir. Bu yüzden kişi “Bende hangisi var?” sorusunun cevabını bulmakta zorlanabilir. Oysa bu iki durum birbiriyle bağlantılı olsa da sebep, süreç ve davranış biçimleri açısından oldukça farklıdır. Bu yazıda panik…
Günlük yaşamın en basit görünen alanları bazı insanlar için yoğun bir tehdit hissine dönüşebilir. Markette kasa sırasında beklemek, kalabalık bir otobüse binmek, tek başına bir kafede oturmak ya da evden dışarı adım atmak… Çoğu insan için sıradan olan bu durumlar, agorafobisi olan biri için “kaçamayacağım”, “yardım alamam” ve “kontrolü kaybederim”…





